Perşembe , 19 Kasım 2020
Anasayfa / YAZARLAR / Volkan Cengiz

Volkan Cengiz

Tarihin kaydettiği çok önemli bir günü daha idrak ediyoruz. Devrik lider Muhammed Mursi idam cezasına çarptırıldı!
Kısaca bir hafızamızı tazelersek iki önemli detayı var bu konunun. Birincisi darbenin yapılış nedeni olan; Mursi’nin Filistin’e tüneller aracılığı ile yardım göndermesi, ikincisi de darbenin Mursi’nin seçimle geldiği ilk yıl içinde olması…
Yani Mursi Filistin’e göreve geldikten beş sene sonra yardım etseydi, darbe beşinci sene olurdu. Ya da hiç Filistin’e yardım etmese, belki de bu darbe hiç olmayacaktı.
Müslüman topraklarında Müslümanca davranmanın bedeli, Mısır’da binlerce insanın ölmesi ve göründüğü hal üzere idam sehpasına giden yolun açılması oldu.
Netice olarak bu darbeyi yaptıran İsrail’dir. Ve Mursi’nin de idamı İsrail’in insafına kalmıştır! ”Onlarda insaf ne gezer?!” dediğinizi duyar gibi oldum, çok haklısınız katılıyorum.
”Müslüman topraklarında Müslümanca davranmak” ifadesini kullandım ya az evvel, ne kadar üzücü değil mi? Ne yazık ki bizler de aldık geçmişte bu acı tadı! Din ile hiç bir işi olmayan, bilakis İslam’dan nefret eden, ibadetten bihaber, ancak nasıl oluyorsa ezanın Arapça okunmasında beis gören zalimlere, ezanı özüne döndüren bir başbakan verdik!
Dostlar! Aslında şu an o kadar öfkeli vuruyorum ki tuşlara ifade etmesi zor!
Bakınız, geçen bir video izledim. Suriye’de, Irak’ta, Mısır’da ne yaşanıyorsa, sansürsüz yayınını yapan yabancı bir site bu…
Görüntüler Suriye’dendi. İngilizce yazan başlığı ”250 Suriyeli idam” olan video, yaşları 15 ile 30 arasında değişen sivil gençlerin bir kamyona bindirilmesiyle başlıyordu. Sonrasında boş bir araziye getirildiler. Hepsi yere yatırıldı. Ve başlarındaki Deaş mensubu kişiler tek tek başlarına ateş etmeye başladı. 250 kişiyi 5 dakikada öldürdüler.
Ne suçları olacak? Suçları Müslüman olmak ve tüm Ortadoğu böyle!…
Peki bunlar neden başımıza geliyor? İşte beni öfkelendiren de budur! Tabii ki Hilafetin olmayışı!
Eğer Hilafet olsaydı. Müslümanlarla ilgili her konuya anında müdahale eder ve gereğini yapardı. Bugün dünyada arası bozulan Müslümanların elini tutuşturup da “Barışın” diyeceği bir büyükleri yok! Bir baskı gücü, kutsallığın hatrını ifade edebilecek bir makam yok!
Kim temsil ediyor Müslümanları? Türkiye mi? Deaş mı? Arabistan mı? Mısır mı? Cevabı yok bunun!
İşte bu cevapsızlık için, işte bu kan deryası için, o topraklardaki kaynakların sömürülmesi için, herşey Osmanlı yıkılırken tasarlandı!
”M.Kemal Cumhuriyet kuracaksa kursaydı! Cumhurbaşkanı olacaksa olsaydı! Hilafeti neden kaldırdı!!??”
Kaldırdı çünkü Dolmabahçe’ye çıkışının anahtarı hilafeti kaldırmaktı!
Tüm Ortadoğu Müslümanlarının canı, kanı, malı bir saraya, birkaç duble rakıya, bir de yata satıldı!
Kemalistler istedikleri kadar anırsın! Bunların hepsi belge belge mevcut! Zamanı gelsin hepsi serilecek göz önüne.. Yeri gelmişken size hilafetin kaldırılma pazarlığının ve Kurtuluş Savaşı senaryosunun Mustafa Kemal ve İngiliz yetkililerle nerede yapıldığını da söyleyeyim. Beyoğlu’ndaki Pera Palas Oteli’nde yapıldı!
”Mursi’den başladık. M.Kemal’e nasıl geldik” diye sorarsanız. Elbetteki cevabım hazır!
Bu coğrafyadaki kanı durduracak, nizamı sağlayacak, Müslümanların yeniden yüzünü güldürebilecek tek bir ülke var o da Türkiye’dir. Şayet Türkiye başaramazsa, kaleşnikofların önüne daha çok Müslüman yatırırlar! Çok dava adamı idam ederler!
Türkiye’nin de başarabilmesi için, iç sorunlarını halletmesi lazım. Tüm Türkiye tek vücut olmamız lazım! Aynı ufka bakmamız lazım!
Türkiye kendi toprakları içinde tüm engellemelere rağmen ferah bir ülke olur bu kesin! Ancak ferahı Ortadoğu Müslümanlarına yayabilmesi, Türkiye’nin birlik olmasından geçiyor.
İşte budur beni Mursi’den başlayıp M.Kemal’e getiren. Daha bizim aklı bir karış havada kibirlilerimiz Birinci Dünya Savaşı’nı anlayacak da, M.Kemal’i gerçek kimliği ile tanıyacak da, Chp’nin bu topraklarda bulunuş nedenini kavrayacak da, Koçları tosunları öküzleri bilecek de, darbeleri ve içyüzlerini çözecek de, birlik olacağız. Ölme eşşeğim ölme!
Gerçi çözseler de artık o kadar umutsuzum ki o taş kalplerden, yine de bir faydaları dokunacağını sanmıyorum! Suriye’de Esad’ı tutan zihniyetten ne olur ki?
Bunların kanı öyle bir bozuk ki! Yıllarca ” İran gibi olacağız!! İran gibi olacağız” diye orasını burasını yırtan melunlar, geçen İran’ın Yemen’e müdahalesini kınayan Türkiye’ye karşı bu sefer de İrancı oldular! İran adına konuştular!
Asla bu ülkeye bir faydaları olmadı! Fitneden, bölünmeden, huzursuzluktan başka birşey vermediler bu topraklara…
Daha ne yazayım ki! En doğrusu ” Zalimler için yaşasın Cehennem” demek olur heralde.. Selam ve dua ile…