Cumartesi , 21 Kasım 2020
Anasayfa / DÜNYA / Volkan Cengiz – Dershaneler

Volkan Cengiz – Dershaneler

Anayasa Mahkemesi dershaneler konusunda çıkan yasayı reddetti.

Yani Anayasa Mahkemesi milletin seçtiği vekillerin çıkardığı bir yasayı kabul etmiyor. Dolayısıyla milletin değil bizim kararımız geçerlidir diyor!

Peki öyle olsun!

Zaten başka ne olur ki bu ülkede. Bu her zaman böyleydi. Koca milletin kaderini ya üç beş general, ya bir kaç yargıç, ama en çok da işadamları tayin etmiştir!

Hani diyor ya bir söz ” Sen eşşek olduktan sonra semer vuran çok olur” vallahi doğru, billahi doğru…

Bizim milletin huyudur. Oy verip başa getirdiğini, yine oy vererek gönderebildiğini desteklemez de, hiç bir şartta yerinden oynatamayacağı unsurları destekler! Onlar da vurur semeri!…

Kaderimiz bu bizim!..

Neyse dostlar yanan ciğerden bir kaç tınıltı seslendirdik şimdi de mevzuya girelim. Eşşek ve semer meselesine döneriz yine…

Anayasa Mahkemesi 1961’de kurulmuştur. Yani ne zaman? Adnan Menderes asıldıktan 1 sene sonra!

Sebep; Her ne yaparsa yapsın Kemalist ideolojinin savunucusu Cumhuriyet Halk Partisi’nin millet üzerindeki mayasının tutmadığı anlaşıldıktan sonra, milletin seçtiklerinin kafasına sopa mahiyeti taşısın diye kurgulanan bir vesayet organıdır!

Ve kurulduğundan günümüze tam olarak bu görevi icra etmiştir! Genelde parti kapatmasıyla meşhurdur!

Gelelim ”Milletimiz, eşşek ve semer” metaforunu açmaya…

Fetullah Gülen terör örgütünün tüm yargı unsurlarının içinde bulunduğunu hepimiz biliyoruz artık! Sağcısı da biliyor solcusu da biliyor.

Erdoğan Anayasa Mahkemesi açılışında Anayasa Mahkemesi başkanı Haşim Kılıç’ın sert sözleri ile karşılaştıktan sonra bizzat kendi ağzıyla ” Anayasa Mahkemesi de dinlendi” demişti.

Bu bağlantı, dershanelerin kapatılmayacağı kararı ile ilgili bir ipucu veriyor!

Ve lakin daha önemlisi ki o da şudur; Hani diyor ya muhalifler, ” Neden 4 bakan yargılanmıyor”

Çünkü mahkeme muammalar içinde bir mahkeme…

Anayasa Mahkemesi aynı zamanda Yüce Divan demektir. Bu mahkemenin verdiği kararlar zaman itibarı ile tartışmaya açıktır. Bu anlamda 4 bakan yüce divana giderse şayet, suçsuzsa da suçlu olma ihtimali var.

Milletin meclisinden çıkan kararı bozan bir mahkemeden bahsediyoruz. Ve bu mahkeme Fetullah Gülen’in foyası çıkmış dershanelerini kolluyor! Taraflılığı ortada…

17-25 Aralık bir darbe girişimi iken, Ak Parti’nin, bakanları yine cemaat etkisindeki mahkemelerin yargısına göndermesi, tiyatronun devamına destek olmaktan başka birşey olmadığı için yüce divana gönderilmediler!

” YANDAŞŞŞ!!! KAÇ PARA ALIYORSUN BUNLARI YAZMAK İÇİN! HIRSIZLARI SAVUNUYORSUN”

Evet bu kısımda yazıyı okuyan muhalifin sözlerini geçtim ki! ” Millet, eşşek ve semer ” metaforum daha bi güçlensin!

En üst düzey generallere ömür boyu hapis cezasını veren kimdi?

Mit tırlarını durduran kimdi?

Fetullah terör örgütüne üye olmaktan tutuklu sanıkları bir gecede salıvermeye kalkan hakimler kimlerdendi?

Peki bu skaladan anlaşılması gereken ne?

Özellikle mit tırlarını ele alırsak, tırları yola çıkaran devletin resmi kurumu olan Milli İstihbarat Teşkilatı, durduran da yine devletin bir başka kurumu olan Jandarma…

Gayet açık değil mi? Devlet devlete operasyon yapabiliyor. Bundan başka bir mana çıkmaz!

İŞTE BUNUN İÇİN ADI: PARALEL DEVLET! OPERASYON GÜCÜ OLDUĞU İÇİN BU İSİM TAKILDI!

En nihayetinde devlet devlete operasyon yapabiliyorsa, emniyet ve yargı teşkilatından birileri darbe girişimi yapabilir mi? Tabii ki yapar!

Darbenin meşrulaşması için ne lazım? Suç!

Sahte delil üretilebilir mi? Kesinlikle!…

( Bkz Adnan Menderes 12 uçak dolusu altınla kaçarken yakalandı yalanı )

Ergenekon ve Balyoz davalarında üretilen yüzlerce sahte delilleri sağır sultan duydu. Bu davalarda toprağın altından bombalar, silahlar çıkmıştı. Ak Parti’ye yapılan girişimde de ayakkabı kutusu çıktı, para sayma makinesi çıktı! Asker darbeyle yargılanabilir, siyasetçi de yolsuzlukla yargılanabilirdi. Senaryo bu!…

Son olarak metaforumuzu tamamlayalım.

Gözü nefretten başka birşey görmeyenler, ayakkabı kutusu darlığına takılanlar artık bu resmin büyüğünü görmeli..

Başımızdaki bu paralel devlet garabeti sadece Ak Partililer için değil, tüm Türkiye için büyük tehlikedir! Bu mesele; ”Geçmişte kol kolaydınız” şeklinde ifadelerle geçiştirilemez! Derine inmek gerekir!

”HDP’YE OY VER KURTUL” dedi vesayetin kanalları! Yalan!

” BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇ KURTUL” doğrusu bu!

Koy en tepeye oy vererek getirip, oy vererek gönderdiğini, en tepede sen ol! En yüksekte milli irade olsun, millet olsun! Kimse milletin yoluna taş koyamasın!

90 yıldır vesayetçilerin sırtımıza yüklediği semerle yaşıyoruz! Eşşek olmayı seçmekte bir tercih midir bilemem! Ama biz eşşek olursak semer vuranın çok olacağı kesindir! Tarihimizle, tecrübemizle sabittir!