Cuma , 20 Kasım 2020
Anasayfa / GENEL / Türkiye yine bunalımlı günlere mi götürülmek isteniyor?

Türkiye yine bunalımlı günlere mi götürülmek isteniyor?

Devrimci Karargâh adındaki örgütün İstanbul’un göbeğinde terör estirmesinden sonra ‘Türkiye yine bunalımlı günlere mi götürülmek isteniyor?’ sorusu gündeme geldi. İstihbarat kaynaklarına göre, uyuyan terör hücreleri uyandırıldı. Her geçen gün Türkiye terör örgütleriyle yeniden yüzleşmek zorunda kaldı. Bugün PKK, Hizbullah, DHKP-C gibi kitle gücü ve militan sayısı yüksek örgütler dışında irili ufaklı çok sayıda örgüt, geçmişte olduğu gibi yeniden ortaya çıkıyor. Daha düne kadar nasıl bir yapılanmaya sahip olduğu bile bilinmeyen Devrimci Karargâh örgütünün son bir yılda yaptığı üç eylem hafızalara kazındı. Birinci Ordu’ya havan saldırısı ve AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na bombalı paket gönderme eylemleri akim kalsa da Bostancı’da polisle çatışan terörist ve elindeki mühimmat, örgütün tek başına hareket etmediğini ortaya koydu. Aynı şekilde, eylem yapmalarına izin verilmeden ani baskınlarla güçten düşürülmeye çalışılan Vasat, El Kaide gibi örgütler Devrimci Karargâh’tan farklı değil.

Peki, Türkiye’de terör neden tekrar hortlamaya başladı? Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un geçen hafta basını bilgilendirme toplantısındaki “Türkiye aslında terörle yaşayan bir ülke” sözü ne anlama geliyor? İstihbarat kaynaklarına göre, Türkiye’de uyuyan terör hücreleri yeniden uyandırıldı. 50 kadar terör örgütü aktif hâle geldi. Güvenlik güçlerinin önemli operasyonları ve takibatı sonucunda terör grupları etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Terör uzmanları ise yeniden yapılanma yoluna giden örgütlerin önümüzdeki günlerde eylemleriyle tekrar ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Sol örgütlerin de özellikle Tunceli kırsalında eylem için eğitim aldıkları ileri sürülüyor. Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) ve PKK kamplarında eğitimden geçirilen sol örgütler daha sonra şehirlere gönderiliyor. Bütün örgütlerdeki eğitimlerin ana konusu ‘metropollerde muharebe taktiği ve bombalama eylemleri.’ Yani, örgütlerin Devrimci Karargâh’ta olduğu gibi şehirlerde göğüs göğüse tabir edilen mücadele şeklini hayata geçirmeyi planladıkları belirtiliyor. En basit örgüt elemanı bile bomba yapmayı ve patlatmayı öğreniyor. Aktif ve uyandırılan terör örgütlerinin ana hedefi toplumu sindirecek, gündemi değiştirecek sansasyonel eylemleri yapmak. Böylece, siyasi otoritede zafiyet meydana getirilecek, Türkiye ana meselelerini bırakıp bu eylemlerle meşgul olacak.

AKTİF VE UYANDIRILAN BAZI TERÖR ÖRGÜTLERİ

TİKKO: 1972’de İbrahim Kaypakkaya’nın kurduğu Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu. Tunceli, Sivas, Tokat ve Giresun kırsalında etkin. 2005’teki operasyonda büyük yara alsa da son süreçte uyandırılan örgütlerden biri. Kırsalda yeniden yapılanırken şehirlere de inmeye başladı.

Tevhid Selam ya da Tevhid Selam Kudüs Ordusu: Hizbullah’ın kurucularından İranlı düşünür ve siyasetçi Musa el-Sadr’ın fikirleri temelinde İslam devleti kurmayı amaçlayan örgüt. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 2007 yılında açıkladığı terör örgütleri listesinde ismi bulunmaktadır.

İran destekli olduğu iddia edilen örgüt Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı suikastlerinden sorumlu tutulmaktadır. 2000 yılında DGM tarafından açılan ve Yargıtay’ın 2014 yılında karara bağladığı bir davada, 8 sanığın Tevhid Selam üyesi oldukları gerekçesiyle mahkûmiyetlerine hükmedildi. Ayrıca kararda sanıkların Türkiye’deki Anayasal düzeni hedef aldıkları ve İran gizli servisince yönlendirildikleri şeklinde tespitlere yer verildi.