Pazar , 22 Kasım 2020
Anasayfa / GENEL / PARALEL SABOTAJ!

PARALEL SABOTAJ!

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, NTV yayınına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlk defa geçici bir seçim hükümetinin kurulacağını ve yeni bir teamülün oluşacağını kaydeden Akdoğan, bu durumun bütün koalisyon görüşmeleri sürecinin normal akışında işlerin bir yere varamadığını anlattı.

Kurulacak hükümetin bir koalisyon hükümeti olmadığının altını çizen Akdoğan, “Biz herhangi bir partiyle hükümet ortaklığı yapmıyoruz. Şu anda kurulacak hükümet, partiler arası bir koalisyon değildir, koalisyon ortaklığı değildir. Önümüzde yeni bir tablo var. Bu tabloya göre elbette belli partilerden Meclis’teki milletvekili sayısına göre belli oranda bakan alınacak. Burada Sayın Başbakanımız da bir milletvekili olarak Başbakan olarak görevlendirilmiştir, diğer bakanlık teklif edilecek kişiler de milletvekili sıfatıyla bu hükümetin üyesi olarak davet edilecektir. Bunu partiler arası bir ilişki, koalisyon, ortaklık gibi adlandırmamamız Bu anayasal bir zorunluluk” dedi.

“YAZILI METİN OKUDUĞU ZAMAN TAM BİR CANAVARA DÖNÜŞÜYOR”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugün yaptığı açıklamaları eleştiren ve seçime gidilmesinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sorumlu tutan Bahçeli’ye cevap veren Akdoğan, “Türkiye’nin seçime gitmesinin tek sorumlusu vardır, o da Sayın Bahçeli’dir. O dönemde koalisyona kapıyı kapatan Sayın Bahçeli’dir. Başbakanımız görevi iade ettikten sonra yaptığı çağrıya da karşılık vermedi. Açıkça Sayın Başbakanımız ile görüşmede ‘Meclis’e böyle bir erken seçim önerisi getirirseniz biz katılırız ve hayır oyu veririz’ dedi. Siz bütün kapıları kapatacaksınız, bu kapıları kapattığınız için bütün opsiyonlar tükenecek, Türkiye seçime gidecek, seçim hükümeti kurulmasın diye yapılan önerileri de kabul etmeyeceksiniz ondan sonra diyeceksiniz ki, ‘HDP ile yan yana oturdunuz.’ O zaman siz AK Parti, HDP ile yan yana otursun diye Türkiye’yi bu noktaya getirdiniz. Sorumsuz davrandınız, kapıları kapattınız, sırf bu fotoğraf ortaya çıksın diye Türkiye bunları yaşıyor. Seçimin sorumluluğu da, geçici hükümet kurulmasının vebali de Sayın Bahçeli’ye aittir” değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli’nin kişi olarak çok beyefendi birisi olduğunu anlatan Akdoğan, “Ama yazılı metin okuduğu zaman tam bir canavara dönüşüyor, tam bir kişilik bölünmesi hali var. Koalisyon görüşmeleri sürecinde, sürecin nezaketi sebebiyle çok ileri laflar etti seviyeyi düşüren ama bugünkü konuşmaları yenilir yutulur laflar değil, bu tam bir küfürname gibi açık küfürler sıralıyor. Affedersin, ‘şerefsizler, ahlaksızlar’ diyor, Sayın Cumhurbaşkanı’na, devletin başına ‘haysiyetsiz’ diyor. Böyle bir şey olabilir mi? Burada bir siyasi terbiye sorunu var” dedi.

“ÇÖZÜM SÜRECİNE PARALEL YAPININ SABOTAJLARI OLDU”
Hükümetin terör örgütünün eylemleri neticesinde terörle mücadeleye etkin şekilde başladığını kaydeden Akdoğan, “Bu, savaş meraklısı olmak falan da değildir. Her yöntemi deneyen bu hükümettir. 1990’lardaki terörle mücadele konsepti şu anda uygulanmıyor. Bugün hukuk içinde bir mücadele var. Hükümet ne reformlardan vazgeçmiş durumda, ne hizmet ve yatırımları bırakmış durumda, ne Kürt vatandaşlarımızı kucaklamayı terk etmiş durumda, ne de paradigmayı değiştirmiş, güvenlikçi yaklaşıma savrulmuş durumda” ifadelerini kullandı.

1990’lardan günümüze çok mesafe alındığını söyleyen Akdoğan, “Bunların üzerinden çok mesafeler alındı. Çözüm sürecinde de çok mesafeler alındı. Burada bir güvenlik açığı oluştu. Çok sebep sayılabilir. İyi niyetli olarak süreç zarar görmesin diye biraz geri duran bürokratlar olabilir. Ama çok sabotajlar da oldu. Paralel yapının sabotajları oldu” diye konuştu.

“ÜNİFORMA İÇİNDEKİ KİŞİLERİN HAYLİ HAYLİ BİLMESİ GEREKİR”
Şehit Yüzbaşı Ali Alkan’ın cenazesinde Yarbay ağabeyi Mehmet Alkan’ın verdiği tepkinin sorulması üzerine Akdoğan, “Şehit cenazelerinde çok büyük bir acı oluyor. Ağlamak işitiyoruz ama terör örgütünü sevindirmeyelim diye ağlamıyoruz. Acıyı içimize gömüyoruz. Ama büyük bir acı yaşıyoruz. Ama bu acıyı insanlar yaşamasın demek doğru değil. İnsanlar farklı şekilde bunu dile getirebilirler, tepki gösterebilirler. Bu bir yere kadar mazur görülmesi gereken bir durumdur. Bunun ötesinde başka sorunlar yaşanıyor. Burada özellikle bu cenaze törenlerini provake eden bir takım insanlar var. Bunlar organize bir takım gruplar oluyor” dedi.

Akdoğan, terör örgütünü sevindirmemek gerekildiğini belirterek, “işte o görüntüler terör örgütünün gazetelerinde manşet oldu. O tabloyu da bizim vermemiz lazım. Binlerce sivil insan var evladını kaybeden, ‘vatan sağ olsun’ diyor. Hepimiz bu mücadelenin bir parçasıyız. Bundan dolayı bunu hep birlikte göğüslemek gerekiyor. Terörün ekmeğine yağ sürmemek gerekiyor, onları sevindirmemek gerekiyor. O tablo bizi üzdü. Üniforma içindeki kişilerin bu terörle mücadele anlayışına daha çok hakim olan kişiler olarak, sivil kişiler sağduyu gösterirken diğerleri, bu işi bilen kişilerin hayli hayli öyle davranması gerekir. Çok da bu meseleyi büyütmek doğru değil” diye konuştu.

Şehit Alkan’ın mezhebi kimliğine yönelik bir takım bilgilerin sosyal medyada dolaştığının anımsatılması üzerine Akdoğan, “Bunlar yakışıksız şeyler, bizim ordumuzda, polisimizde böyle bir ayrım olamamıştır. Etnik temelinde, farklı bir nazarla bakmak, kem gözle bakmak böyle bir şey söz konusu olmamıştır. Bu milli bir ordudur. Emniyet birimlerimiz de öyledir. Şehidimiz hangi kökenden geliyor diye sorulmaz, hep birlikte onun acısını gömeriz, böyle bir ayrım içerisine gitmek son derece yakışıksız olur” dedi.