Cumartesi , 24 Ekim 2020
Anasayfa / GENEL / MUSTAFA YAZAR: HODRİ MEYDAN

MUSTAFA YAZAR: HODRİ MEYDAN

Sinsice dedik, haince dedik, yetmedi KAHPECE dedik.
Kelimeler bitince sözün bittiği yer dedik.
Sözler bitti kelimeler bitti ama terör bir türlü bitmek bilmedi.
Tek bir şehide ağlardık, toprağı sallardık bir zamanlar, şimdi şehit sayısını takip ediyoruz. Artık onlarca şehidimiz var diyoruz.

Bu ülke yıllardır şer dolu, kan dolu, kin dolu belalarla uğraşırken; tam otuz yıldır ateşin düşmediği ne şehir kaldı ne kasaba. Memleketin her yerinde şehitlik ve şehitler oldu.

Hal ve gidişin dibe vurduğu, akla izana sığmayan olaylara tanıklık ediyor, düze çıkmaya çalışırken kirli ve kanlı
hesapların oyunlarıyla sarsılıyoruz.
Bu hesapları yapanlar ayrım yapmadan, muhafazakar poliside, sosyal demokrat askeride hunharca, adice katlederken; biz teker teker saf tutuyoruz.

Sosyal medya başta olmak üzere patlama meydana gelir gelmez, hemen bu ülkenin Cesur Yüreği Recep Tayyip
Erdoğan’a saldıran, “Başkanlık sevdası yüzünden” diyerek başlayan “Oh olsun polisler ölmüş” diye biten…

Vicdanı, şahsiyeti, insanlığı ölen, klavyeden kan kusan insanlar bir tarafta; evladının, eşinin, kardeşinin, arkadaşının haberini alabilmek için nefesini avucunda tutan , kalbi titreyenler diğer tarafta.

Hayatını çamur gibi makyaj yaparak, ağzını eğerek taklit yaparak kazanan sanatçı bozması Oya Başar gibiler sayının kaç olduğu derdine düşüp, oy sayısı ile şehit sayısını kıyaslayacak kadar aciz bir hale bürünürken; kefenini giyerek çıktığı yolda, şehadeti şeref sayan Süleyman Soylu tereddütsüz yol arkadaşlarının yanındaydı. Yorgunluğu ve üzüntüsü yüzüne vurmuş olsada “Gözlerinizin içine bakarak söylüyorum, hesabı acımasızca sorulacaktır.” sözleriyle, derman olmanın, çare olmanın, insan olmanın gereğini yapıyordu.

Şimdiye kadar doğru dürüst tek bir işi bile becerememiş, giriştiği hiç bir şeyi tutturamamış, sadece başarısız olmuş, bu yüzden başarıya ve düzene düşman, ama kendini alemi cihan zanneden, bir grup ahmaklar, düşünce özgürlüğü altında, bırakın şehidi, şehadeti; bir canlının kanından prim yapabilmek için, olmayan aklı ve kişiliği ile homurdanırken…

Memleket aşkı ile ….
Şehadet aşkı ile yaşayan,
Bu aşktan dem alıp, yaradan aşkı ile milletine kul olan Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ellerini semaya kaldırıp dualar ediyordu:

“MİNARELERİ EZANSIZ BIRAKMA ALLAHIM…
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, müslümansız bırakma ALLAHIM…”

Avrupa, terörist ve darbeciyle kol kola, müttefikimiz gibi değil, celladımız gibi sırıtkan tavrıyla, her koşulda onların sessiz hizmetçisi, uslu destekçisi, parçalanmış, üretmeyen, büyümeyen, ruhen tükenmiş bir Türkiye’nin hayalini kurarken; kanlar içindeki ülkenin, ateşler içindeki yüreklerin tek umudu, koşulları kabullenmeyen Recep Tayyip Erdoğan ve çevresinde birleşen hepimiz; tahammülü olmayan kanlı katiller bir gün kafasını Yeni Türkiye duvarlarına çarpıp kendilerine gelinceye kadar…

DİK DURACAĞIZ,
DİRENECEĞİZ,
DİRİLECEĞİZ…

Eğer ürkersek şehidimin iki eli yakamızda…
Eğer sinersek onursuzluk karşımızda…
Eğer yılarsak düşmanlar yanıbaşımızda…

Yılgınlığın değil, yüreklice durmanın zamanıdır.
İnadına sokaklarda, inadına meydanlardayız.
İnsan hakları sabıkalısı, milletin iliğini kurutan, gücünü hukuktan değil silahtan alan, hukukunu namluyla yazan, kendinden olmayana darbe yapan, kurşun atan, ekonomik ablukaya alan; onursuz, ruhsuz, kitapsızlar…

HODRİ MEYDAN!