Çarşamba , 18 Kasım 2020
Anasayfa / GENEL / MUSTAFA YAZAR: CİNCİ DARBECİ

MUSTAFA YAZAR: CİNCİ DARBECİ

Memleket yangın yeri, Şehitler,Gaziler bir yanda TSK dan ihraç edilen, tutuklanan her rütbedeki komutanlar bir yanda. Bu komutanlar içinde öyle biri var ki trajikomik bir olaya imza attı.

Tuğgeneral Mustafa Kurutmaz… Güneydoğu’da binlerce asker yetiştiren Kurutmaz.

“Muhafazakâr – Demokrat” maskesiyle takiyye yaparken bir anda kendisini General rütbeli elbisenin içinde bulur. Hani şu ‘Biz ne elbiseler gördük ‘ cümlesindeki üniformalardan bahsediyorum. Sevgili Tuğgeneral Kurutmaz giydiği üniformayı taşırken çok yorulmuş olmalı ki, malum ağır bir giysidir her bünye kaldıramaz, Kasım 2015 tarihinde Isparta Komando Er Eğitim Komutanlığı na ait G-3 silahının kaybolduğunu çok geç fark eder. Lakin G-3 çoktan sırra kadem basmıştır.

Yedi Tabura hükmeden zat ı muhterem Kurutmaz hemen abilerini arar. Abiler imamı, imam diğerlerini derken sorun Pensilvanya ya iletilir. Feto dan gelen ilk emir herkes gusül abdesti alsın istihareye yatsın şeklindedir. Peştemalı tası kapıp banyoya koşan askerler feto dan gelen nur eşliğinde rüyaya yatarlar. Ertesi gün rüyaları yorumlamak için hoca bulunur ama bir sonuç çıkmaz. Hz. Feto bazı hocaların cinleriyle gelip bakacaklarını söyler ve Asker Ocağı biranda Aselsan à proje yapıyor edasıyla dolaşan onlarca üfürükçüye ev sahipliği yapar. Her birinin ayrı isteği olur ve hemen yerine getirilir. Diğer yandan feto dan gelen koordinatları kepçe ile kazmaya başlarlar. Devasa kepçeler G-3 mü arıyor tarihi esermi arıyor orası ayrı bir muamma. Kışlaya nefesi kuvvetli biri gelince, sevdiği kaçan, evlenemeyen, çeltik tarlasına pirinç fabrikası kurmak isteyen askerler tarifeyi ödeyip sıra sıra kendilerini üflettirirler.

Dedektörleri nereye taktıkları bilinmeyen hocalar askerlere kazma kürek istedikleri yeri kazdırırlar. On güne yakındevam eden bu durum zengin olmuş hoca çetesinin türlü bahanelerle gitmesiyle Son bulur. Devletin Milletin en şerefli görevlerinden birini icra eden Tuğgeneral Kurutmaz kurumuştur.Ne talihsizliktir ki bu cin hükümetinin liderleri bir kaç komutan cin bırakmadan gitmişlerdir. Bu arada Subayların kentte bizzat gidip buldukları hocaların verdiği muskalar kışlaya gömülmüş, okunmuş sular pişirilen yemeklere ilave edilip tuvalette asker takip edilmiştir. Lakin Tuğgeneral Kurutmaz başarı darbesi yapmaya yeminlidir. Ve karlı bir kış günü nereden geldiği belli olmayan molla giyimli biri yanında horozuyla Kışlanın kapısından Tümgeneral tavrıyla girer. Kendine tahsis edilen Tuğgeneral Kurutmaz ın makamına geçer ve mistik tavırlar eşliğinde tütsüler yakılır. Subaylardan birine horozu kırmızıya boyatır . Sıraya giren yüzlerce asker horoza dokunacak, kim dokunduğunda öterse hırsız o olacaktir.Mübarek horoz ötmez zavallı askerler derin bir nefes alır. Ama işkence bitmez…. Hoca bu kez kışlada ezan okunacak bende bu esnada sürekli okuyacağım ve hırsızı delirteceğim der.Asker sırayla ezan okumaya başlar ama hocadan başka kimse delirmez. Öfkeden deliren mistik hoca küfrederek horozunu kaptığı gibi kışlayı terk eder. Hacılar – Hocalar – Horozlar işe yaramayınca fetoculer G-3 dosyasını kapatırlar.

Bir canlıya yoksulu olduğu şeyi vermek, hatırlatmak sadakadır. Milyonlarca müslüman hunharca öldürülürken Din-Felsefe-Bilim-Ahlak fukarası mehdiniz nerede idi. Hiç mi Aklın yoktu Tuğgeneral Mustafa Kurutmaz; Şehit kanıyla rütbeni,Anaların ahı yla ahiretini,Feto ya taparak imanını kirlettin. Horozla G-3 arayan Darbeyi kendine ve Mehdisine yapar.

Böyle Darbe mi olur, Darbe neden başarılı olamadı diyenlere cevap olmuştur umarım.

“Kendini YÖNET… Dünyayı yönetecek gücü bulursun “ (Eflatun)