Cuma , 23 Ekim 2020
Anasayfa / GENEL / Köy korucularına PKK baskısı

Köy korucularına PKK baskısı

Güneydoğu’da terörle mücadelede yıllarca güvenlik güçlerinin yanında yer alan köy korucuları, son zamanlarda terör örgütü PKK tarafından tehditle baskı altına alınmaya çalışılıyor.

Terör örgütü PKK, bölgede köy korucularını silah bırakmaları yönünde tehdit etmeyi sürdürüyor. Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Ziya Sözen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, terör örgütü PKK’nın Çözüm Süreci’nde 13 köy korucusunu şehit ettiğini söyledi.

Korucuların, 30 yıldır bölgede mücadele verdiğini dikkati çeken Sözen, HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan’ın korucular için “Bu memleketten defolup gideceksiniz. Bize uzattığınız o keleşi size çevirmesini çok iyi biliyoruz” sözlerine tepki gösterdi.

“Bu memleket, HDP’li vekilin babasının tapulu malı değil” diyen Sözen, “Dün olduğu gibi yarın da bu memlekette yaşayacak, kanımızın son damlasına kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bunun aksini iddia edenler hak ettikleri cevabı alacaklardır” dedi.

“Barış ve kardeşlik barajı geçene kadar mıydı?”

HDP’li milletvekilinin haddini ve maksadını aşan ifadeler kullandığını belirten Sözen, şöyle devam etti:

“Bu yaşadığımız memleket atalarımızın canlarıyla kanlarıyla bizlere emanet ettiği kutsal topraklardır. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş düne kadar, barış ve kardeşlik mesajları veriyordu. Hani bu ülkede herkes kardeşti ve herkes kardeşçe yaşayacaktı? Hani herkes barış ve huzur içerisinde yaşayacaktı? Sizin barışınız, kardeşliğiniz oyları alıp barajı aşana kadar mıydı?”

Korucuları “defolun gidin” diye tehdit edenlerin kendilerine oy vermeyen vatandaşları da aynı şekilde tehdit edebileceğini vurgulayan Sözen, “Çünkü bunların Allah’tan korkusu yoktur. Allah’tan korkmayan halkına her türlü zulmü ve işkenceyi yapar. Bunlar oy alma uğruna kendi yandaşlarını öldürtecek kadar insanlıktan uzaktırlar. Daha birkaç gün önce örgütün sözde lideri ‘bizler bundan sonra korucuları öldürmeyeceğiz’ şeklinde açıklama yaparken bugün ‘bu memleketten defolun gidin’ diyorlar. Bunların bütün politikası yalan üzerine kurulmuştur” diye konuştu.

Korucular bölgenin sigortasıdır”

Sözen, bölgede insanların ölmemesi ve kan akmaması için Çözüm Süreci’ne destek verdiklerini ifade ederek, şunları söyledi:

“Bunlar Çözüm Süreci’nde 13 korucumuzu şehit etti. Korucular bölgenin sigortasıdır, şah damarıdır. Bölgede koruculara gereken değerin verilmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerekiyor. Bizler 30 yıldır bölgede ülkemizin ve milletimizin menfaati için canımızla, kanımızla mücadele ettik. Bin 661 şehit, binlerce gazi verdik. Devletimizin lehine olacak her türlü çalışmanın arkasında durduk.”

“Korucular Çözüm Süreci’nin karşısında değil, yanındadır”

Sağırsu Güneydoğu ve Anadolu Köy Korucuları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Artun ise Türkiye’de yaklaşık 100 bin gönüllü ve geçici köy korucusu bulunduğunu söyledi.

“Korucular Çözüm Süreci’nin karşısında değil, yanındadır” diyen Artun, şöyle devam etti:

“Seçimlerden önce köy korucuları teröristler tarafından tek tek tehdit edildi. En son HDP Milletvekili Özkan’nın ifadeleriyle daha da netleşti. Polisimize ve askerlerimize saldırıyorlar. ‘Kürt, Türk, Arap ve Çerkeziz’ diyorlar ‘Çözüm Süreci’ni sürdüreceğiz’ diyorlar ama bugün bir kez daha belli oldu süreci kimin sabote etmeye çalıştığı. Bu topraklar kimsenin babasının malı değil. Bu topraklarda 78 milyon Türkiye halkı yaşıyor. Biz onları korumaya devam edeceğiz. Korucuların mağduriyetinin giderilmesi için devletin koruculara sahip çıkması gerekiyor.”

Terör örgütü PKK’nın köy korucularını sürekli tehdit ettiğine dikkati çeken Artun, şunları kaydetti:

“Kendi köyünde görev yapan hiçbir korucunun can güvenliği yok. Koruculara sadece nöbete giderken değil sürekli üzerinde taşıyabileceği beylik tabancası istiyoruz. Korucular köy dışına çıktıkları zaman tamamen korumasız kalıyorlar. Biz hepimiz bu vatan toprağının üzerinde yaşıyoruz. Çözüm Süreci’nin devamlı arkasındayız ve kan dökülmesini istemiyoruz. Kimsenin anasının ve babasının ağlamasını istemiyoruz. Kimsenin çocuklarının ölmesini istemiyoruz. 1994 yılında babam şehit edildi.”          (Anadolu Ajansı)