Salı , 20 Ekim 2020
Anasayfa / GENEL / DÜŞÜNEN ADAM: Dedikodu da olsa beni korkutan gelişmeler var!

DÜŞÜNEN ADAM: Dedikodu da olsa beni korkutan gelişmeler var!

Öncelikle 8 Mart Dünya kadınlar gününü kutluyorum. Bir erkek olarak da KADINA ŞİDDETE HAYIR diyorum. Artık son bulsun kadın cinayetleri lanet olsun kadına işkence edenlere diyorum.

Türkiye’nin gündemi maalesef İstanbul trafiği gibidir. Ne zaman nerede ne olacağını bilemezsiniz. Bazen tecrübeler bile nafiledir. Sabah her şey normaldir. Öğlen bir anda değişir her şey yada tam tersi. Sur, Cizre, Mardin ve diğer bölgelerde terör şehit haberlerinin ardı arkasının kesilmemesi. Hissedilmeyen bir kriz. Siyaset jöle üstünde bale yapmaya çalışan bir balerinin dansını andırıyor. Artistik hareket yapan düşüyor. En son örneği Zaman Gazetesi’ne kayyum atanması. İlginç olaylar. Zaman’nın içini boşaltmışlar. Bir sürü zaten bunları takip ediyorsunuz. Fazla anlatmaya gerek yok. Bu baş döndürücü trafiğe son günlerde birde fısıltı gazeteleri eklendi ki hiç sormayın gitsin.
Son günlerde siyaset O kadar ısındı ki ne yazsanız bunun üzerine tutar oldu. Bende bu kervana gireyim dedim. Ne atarsam tutsun değil duyduklarım bazı gördüklerimi endişelerimi aktarayım dedim. Öncelikle Abdullah Gül cephesine bakalım. İlk bakışta sessizlik hakim O cephede Ama birileri ne hikmetse Abdullah Gül ismini ağzından eksik etmez oldu. 5. Parti söylemleri kulislerde kapalı kapılar ardında Ankara’nın elit mekanlarında konuşulur oldu. Hatta kurulacak partinin ablemi bile hazır diyenler var Abdullah Gül Genel Başkan, Yardımcısı da Bülent Arunç’mış. Partinin A takımı da AK Parti’nin kuruluşunda yer alan isimler varmış. Varmış buymuşlarla hareket etmeyeceğiz tabii Ama dedikodular artık dedikodu olmaktan çıkmaya başladı. Söylemlere hatta yakında eyleme dönüşeceğine dair emaraleri de ortaya çıkmaya başladı. Eski siyasetçi ağabeylerime de bende bu konuyu sordum ortada böyle bir söylem var aslı astarı nedir diye. Aldığım cevap beni bir O kadar şaşırttı. Evet bir parti kurulma aşamasında daha masaya gelmedi ama bazı ilginç teklifler var diyen de oldu. Bana çok etkili isimlerin ciddi teklifleri oldu diyenleri de gördüm. PKK kanadına bakıyorsunuz. Tuhaf açıklamalar geliyor. Abdullah Gül barışa daha yakındı gibi söylemler işitiyoruz. Bazı gizli ellerin 28 Şubat senaryosu hazırladığı söyleniyor. Hadi çıkın işin içinde çıkabilirseniz. Garip çözümleme yapmaya kalksak 1 hafta sürer. Birde son günler de sosyal medyada bir konu var ki zaten karışmış beyinlerimizi iyice sarmal bulmaca haline getiriyor. Neymiş efendim sosyal medya da Mayıs ayında siyaset baştan aşağı dizayn edilecekmiş. Nasıl edilecek neler olacak tabii bilemiyoruz. Haşaşiler de boş durmuyor onlarda Poposu yanmış M…. gibi Az kaldı sabredin bitti şimdi oldu gibi yazılar yazmaya da başladı. Bazı karşıt görüşlerde siyasette DEPREM öncesi fişlemeler başladı aman dikkat yazmayın yorum yapmayın demey başladı. En ilginçi ise Cumhurbaşkanı’na suikast dedikodusu iyiden iyiye sosyal medyada konu oldu geçen hafta. Pek inandırıcı gelmedi bana ama neden böyle söylemler dolaşmaya başladı merak etmedim değil. Twetter’ı takip ederken bazı yazılar dikkatimi çekti. BBC kanalı geçenlerde Adnan Menderesin belgesilini yayınlamış ama göze çarpan kısım ise Adnan Menderes’in uçak kazasının üstüne basa basa bir kaç kez tekrarı hemen sosyal medya konuya el atmış Yabancı servisler Cumhurbaşkanı’na suikast için hazırlık yapmış. Bazıları işi daha da abartıp Cuma namazı sırasında suikast yapılacağını yazmış. Aman aman daha neler neler tabii Cumhurbaşkanı’nı sevende var sevmeyende sevmeyenlerde bu konuya duyarsız kalır mı hemen senaryolar yazılmaya başlamış. Uçağı düşürülecek Cuma günü yapılacak zehirlenecek daha bir sürü sosyal medya da bu gib konular tartışılıyor. İlginç tabii durup dururken nerden çıktı diyor insan neden daha önce yoktu. Ne için bu asılsız haberler servis ediliyor. Bunlar yazılırken bir şeyler mi planlanıyor. İLerleyen zamanlarda göreceğiz tabii neler olacak. Dedikodular asılsız mı? yoksa birileri gerçekten bzilere bir şeyler mi anlatmaya çalışıyor. Yaşayıp göreceğiz. Son dönemler de bir söz var! Bakkal işletmiyoruz burası da Muz Cumhuriyeti değil diye. Kim olursa olsun ne yaparsa yapsın tabii ki Allah korusun ne böyle bir şey yaşansın nede böyle bir şey görelim diyorum. Hayalimi de yazmak istiyorum hep hayal etmişimdir Huzurlu bir ülkem olsun Polisler hiç silah taşımasın taşımaya gerek duymasın. Bugünün resmine bakınca şimdilik uçuk bir hayal gibi duruyor. Ama neden olmasın.