Pazar , 22 Kasım 2020
Anasayfa / GENEL / CUMHURBAŞKANI : SİZ KİMSİNİZ YA !…

CUMHURBAŞKANI : SİZ KİMSİNİZ YA !…

260320161234399056595Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle;

* Saygıdeğer misafirler İstanbul’umuza hoşgeldiniz. Toplantımızını sizler, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

* Bugün 95 ülkeden işadamı kardeşimizle bir aradayız. Türkiye 6 milyonluk sayı ile yurtdışında en çok vatandaşı yaşayan 10. ülke konumunda. Türk iş adamları çok büyük bir potansiyel ile dünyaya yayılıyor. İnsanlar tarihlerinde hiç yerlerinden kıpırdamasalardı medeniyetler de ortaya çıkmazdı. Demek ki insan olarak asli görevlerimizi unutmadan dünyanın her yerine gitme hakkına sahibiz.

* Avrupa’da yaşayan birinin kökleri, Afrika’dan Amerika’dan çıkabiliyor. Uzağa gitmeye gerek yok. Anadolumuz… Binlerce yıldır farklı medeniyete ev sahipliği yapmış bu topraklara hepsinde miras kalmıştır.

*Her dönemde insanların dünyaya yayılmalarındaki en büyük neden ekonomidir, daha iyi yaşam, rızık arayışıdır. Bu günde milyonlarca kişi dünyaya yarılıyor. Ülkemizde 3 milyonu aşkın vatandaşımız olmayan kişiyi ağırlıyoruz. Birçoğu Suriye ve Irak’taki sorunlar nedeniyle ülkemizde bulunan kişilerdir. Yüz binlerce iş amacıyla ülkemizde bulunan misafirlerimiz de var.

* Bugün gittiğimiz bir çok ülkede sanatkar, zanaatkar kardeşlerimizin varlığını memnuniyetle karşılıyoruz.

* Sizler Türkiye’yi ve değerleri ile birlikte aziz milletimizi de temsil ediyorsunuz. Oturuşunuz kalkışınız, iş yapma tarzınızla ülkemizin birer temsilcisi olduğunuzu untmayınız. Herbirinizde milletim ve şahsım adına şükranlarımı sunuyorum.

* Diaspora kelimesi bana bir soğukluk ifadesine sağlıyor. O nedenle kullanmayı sevmiyorum. Kelime anlamı kopmak anlamına geliyor. Ama biz nerede olursa olsun değerleri ile birlikte hayatlarını sürdüren bireyleriz. Atalarımız Orta Asya’dan kopalı binlerce yıl olmuş. Ama biz oralara her gittiğimizde kardeşlerimizi kucaklıyoruz. Uzun zamanlar ayrı kalsak da bağlarımızı koparmayız.

* Bizim geçmişimizde asla sömürgecilik lekesi olmadığı gibi, biz millet olarak bu psiklojiye tahammül edebilecek yapıda değiliz. Yurdışında sömürge durumudan rahatsız olmayan bunu benimsemiş oldukları gördükçe üzülüyoruz. Halbuki sahip oldukları zenginlikleri kendileri için kullanabilseler bulundukları yerden daha ileride olabilir. O nedenler biz ne yaparsak yapalım manevi değerlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz.

* Her birinizin birer cesaret çiçeği olarak hareket ettiğinize inanıyorum. Yurtdışında kendinizi kabul ettirmenin ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum. Türkiye 2003-2014 yılları arasında yılda ortalama yüzde 4,8 büyüyerek cumhuriyet tarihinin ekorunu kırmıştır. Türkiye OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke konumundadır.

* Son 13 yılda gelen doğrudan yatırım rakamı 165 milyar dolardır. Sadece geçen yıl 13,5 milyar dolarlık yatırım gelmiştir. Bir dönem 22,5 milyar dolara kadar çıktık.

* Olayı farklı yerlere çekmek isteyenler olabilir. Biz işimize bakacağız, yolumuza devam edeceğiz. Turizmde konjonktüre bağlı sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Bu alanda yeni pazarlara açılarak kayıplarımızı telfi edeceğiz.

* İstihdam konusundaki veriler olumlu yönde ilerliyor. 2016 yılında Türkiye’nin ekonomik açıdan toparlanma sürecini tamamlayıp, güçlü bir yükseliş yoluna gireceğiz. 2023 hedefimize ilerlememize ne dış güçler ne de terör engel olamayacak.

* Rekabet düzeyimizi yükselterek biz de üzerimize düşeni yapacağız. Girişimcilerimizin daima yanında olduk, olmaya devam edeceğiz.

* Biz ne zaman yeni Türkiye dedik, büyük Türkiye dedik. İşte ozaman akılla mantıkla izah edemeyeceğimiz, bir sürü sorunu önümüzde bulduk. Türkiye’nin güney sınırında terör örgütünü eylemlerinin bir izahı var mı? Sen yol yapacaksın birileri gelecek oralardaki müteahhitleri tehdit edecek. Böyle bir vicdansızlık olabilir mi? İnsanlıktan nasibini almamış mahluklar var. Bunlara methiyeler dizen sözde akademisyenlerin izahı olabilir mi? Bunlar böyle okumuşlar.

* Aynı şekilde Suriye’deki gelişmeler bir anda böyle yön değiştirmesi mantıkla açıklanabilir mi? DAİŞ bahanesiyle oynanan oyunların arkasındaki nedenleri görmemek mümkün mü?

* Dün malum bir gazetecinin mahkemesi vardı. Bu yargılamaya katılanların durumu çokk önemli. İstanbul’daki konsoloslar mahkemeye geliyor. Kimsin sen, ne işin var orada? Diplomasinin de bir adabı var. Burası senin ülken değil! Kendi sınırların içerisinde hareket edebilirsin. Demokrasi, özgürlük lafını dillerinden düşürmeyenlerin, darbecilerle karşı karşıya olduklarını tercihlerinin hangisinden yana olduğunu görebiliyoruz.

* Bu güzel ama zor coğrafyada yaşayayabilmenin, mesafe alabilmenin yolu millet olarak birlik ve beraberliğini güçlü tutmaktan geçiyor. Tek bayrak, tek millet, tek vatan diyorum. Bu bir slogan değil… Varlığımızın temel taşı. Tek milletin tek bayrağı var. Bağımsızlığımızın temsili hilaldir. Yıldız şehitlerimizin her biridir.

* Toprak şehit kanlarıyla yoğrulduğu zaman vatandır. Biz bu toprakları böyle vatan yaptık. Tek devlet… Devlet içinde devlet olmaz. Paralel devlet… Böyle bir devlet burada olmaz olmaz.

* Rabbim, dünyanın dört bir yanında başarısını kabul ettirmiş sizlerin yardımcısı olsun. Neyle karşılaşırsak karşılaşalım, değerlerimize, ülkemize milletimize sadakatten ayrılmayacağız.