Pazar , 22 Kasım 2020
Anasayfa / GENEL / BİLAL ERDOĞAN’DAN SREBRENİTSA KATLİAMI AÇIKLAMASI

BİLAL ERDOĞAN’DAN SREBRENİTSA KATLİAMI AÇIKLAMASI

Okçular Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan, Srebrenitsa katliamının 21. yılına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Okçular Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan,Srebrenitsa soykırımının 21. yılına ilişkin, “Srebrenitsa katliamı, Batı’nın iki yüzlü yaklaşımlarının nelere mal olduğunun çok hazin bir ifadesidir. Bu katliamda şehit olan bütün kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz” diye konuştu.

Srebrenitsa soykırımının 21. yılı nedeniyle Okçular Vakfı’nda “Srebrenitsa Cehennemi” adlı fotoğraf sergisi düzenlendi. Bosna Hersek Federasyon Arşivi’nin desteğiyle gerçekleştirilen etkinlik, Bosna Hersek milli marşı ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Okçular Vakfı Kurucu Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan yaptığı konuşmada, Srebrenitsa katliamının ve dinamiklerinin unutulmaması için bu serginin düzenlendiğini bildirdi.

Srebrenitsa katliamını gerçekleştirenlerin Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanarak 30-40 yıl cezalara çarptırıldıklarını aktaran Erdoğan, mayıs ayında Fetih Kupası’nın basın açıklamasını yapmak için gittikleri Saraybosna’da Srebrenitsa anısına düzenlenen bir fotoğraf sergisini ziyaret ettiklerini söyledi.

Saraybosna’daki bazı fotoğrafların dikkatini çektiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

“Bu fotoğraflar, Srebrenitsa’yı korumakla görevli olan BM askerlerinin kendi yaşadıkları bölümde duvarlara yazdıkları yazıları gösteren fotoğraflardı. Bu yazılarda şunu gördük.

Oradaki BM askerleri, Hollandalılar büyük ölçüde. Müslümanların öldürülmesine onlar da göz yumduklarını duvarlara yazmışlar. Bu aslında şunu gösteriyor, biz şöyle inanırız. Bir zulüm vardır, bir mazluma eziyet edersiniz, zulüm edersiniz, sizin elinizden o kişi mazlum olur.

Bir de pasif zulüm vardır. Bir mazlumun zulüm görmesine engel olma ihtimaliniz olmasına rağmen hiçbir şey yapmazsanız, siz de o zulmün bir parçası haline gelirsiniz. Bu da aynı şekilde zulümdür. Orada Müslümanları kesen, sadece Srebrenitsa değil, o dönemde bütün Bosna Hersek’te 250 binin üzerinde Müslüman öldürüldü.

Öldürenler zalimdi ama ona göz yuman BM amblemini üzerinde taşıyan Avrupalı askerler, göz yuman AB üyesi ülkeler, dünyaya medeniyeti öğretmeye çalışan ülkeler, işte onlar da o zulmün parçasıydılar. Biz Türkiye olarak o zamanki gücümüzün yettiğince Bosna Hersek’e yardımcı olmaya çalıştık. Şimdi çok daha güçlüyüz. Şimdi Bosna Hersek’e gittiğimiz zaman oradaki gaziler bize diyorlar ki; ‘Siz güçlü olun, biz endişe etmeyiz’ diyorlar. Neden? ‘Türkiye güçlü olduğu zaman bize böyle bir şey yapmakta iki kere düşünmeleri gerekir, cüret edemezler’ diyorlar. Onun için biz Türkiye olarak güçlü olmak zorundayız.”

BİZ BU OYUNU BOZMAK ZORUNDAYIZ

Yüz binlerce Müslüman Avrupa’nın göbeğinde öldürülürken, batılı liderlerin ve dünyaya medeniyet satan batılı zihniyetin o zulmün ve katliamın parçası olmaktan başka hiçbir şey yapmadığını savunan Erdoğan, şunları söyledi:

“Daha sonra Kosova’da da aynı katliam yaşandı, yine bir şey yapmadılar.Ruanda’da da yaşandı aynısı, bir şey yapılmadı. Dünyanın neresinde olursa olsun, dünyada son kaç 100 yılı alırsanız alın, ölen insanlar maalesef batı medeniyetinin gözetimi altında, batı medeniyetinin kılıçlarının ucunda, batı medeniyetinin silahlarının ucunda can verdi.

Maalesef, yüzlerce milyon insan. Şimdi o zaman, İslam’ı terörizmle yan yana getirmeye çalışmalarını, Müslümanların katledilmesine göz yummalarını işte bu çerçevede yeniden anlamak zorundayız. Bizler bir yandan güçlenirken, bir yandan bu maalesef kendi varlığını, kendi uygarlığını maalesef birçok insanın kanı ve gözyaşı üzerine inşa etmiş olan batılı komşularımızı nasıl tanımamız gerektiğini de iyice hesap etmeliyiz diye düşünüyorum.

Tekrar böyle katliamlar olmaması için tekrar Müslümanların, bakın hala Suriye’de, Irak’ta hala dünyanın bin bir yerinde hala Müslümanlar kesiliyor, öldürülüyor. Ya birbirlerine düşürmek suretiyle ya da yine başka türlü saiklerle Müslüman kanı dökülüyor, akıtılıyor.

Bundan zarar gören Müslüman olmasına rağmen terörist yaftası yine getirilip Müslümanın boynuna asılmaya çalışılıyor. Biz bu oyunu bozmak zorundayız. Biz bu oyunu nasıl bozacağız? Biz bu oyunu ayakta durarak, dik durarak, eğitimimizle, donanımımızla, dünyayı tanımamızla bu oyunu bozacağız.”