Cumartesi , 24 Ekim 2020
Anasayfa / GENEL / Volkan Cengiz

Volkan Cengiz

Mustafa Kemal 14 Kasım 1918’de İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Pera Palace Otel’e yerleşmişti!

Burada İngilizlere ait Daily Mail gazetesinin muhabiri olan G.Ward Price ile görüştü.

G.Ward Price savaştan sonra yazdığı hatıratında M.Kemal ile yaptığı görüşmeyi kayda almış.

Kendisine anlattığı teklifi İngiliz yetkililere iletmesini isteyen M.Kemal, G.Ward Price’a şunları söylüyor:

” Eğer İngilizler Anadolu için sorumluluk kabul edecek olurlarsa, idareleri altında çalışacak tecrübeli Türk valileri ile işbirliği yapma ihtiyacı duyacaklardır. Böyle bir selahiyet dahilinde hizmetlerimi sunabileceğim münasip bir bölgenin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim.”

Anlaşılacağı üzere M.Kemal İngilizlerin safında yer alabilmek için icazet istiyor!

1915 Çanakkale Savaşı’nda askerlere güya ” Ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum” demiş olduğu iddia edilen komutan, bu arada eklemekte fayda var. İdare ettiği birlikten tek sağ kalan da kendisiydi ve ” Ölmeyi emrediyorum” ifadesini kendi söyleminin dışında, duyan yok!

Aynı komutan 1917’de Filistin cephesini terk etmişti. Ve Filistin’i kaybettik. Daha sonra bu bölge İsrail kurulması için İngilizler tarafından Yahudilere hediye edildi!??

Yine askerlerine ”Ölmeyi emreden” büyük kumandan az önce ifade ettiğim gibi 1918 yılında da İngilizlere çalışmak üzere valilik istemiş!!

Ben İngilizlerin yerinde olsam M.Kemal’in teklifini şöyle değerlendirirdim!

” Bizimki yeni bir teklifle gelmiş William! Ya aslında biz savaştı, cepheydi boşuna uğraşıyoruz!

Bunu vali değil Cumhurbaşkanı yapalım!

Ama önce hilafet için ayaklanan Hindistan ve Pakistan sömürgelerine bi numara çekip cumhuriyeti kurmamız lazım! Eğer biz Türkleri yok etmeye kalkarsak, Müslüman hilafetine de el uzatmış oluruz, dünyanın her yerindeki Müslüman sömürgelerimiz ayaklanır! Asıl hedefimiz olan hilafeti yıkma işi zora girer. Londra’ya pirince giderken, eldeki bulgurdan oluruz!

Önce Yunanlıları üzerlerine salalım, nasıl olsa işin içinde biz yokuz! Fransızlar da yok! Kısacası Müslüman sömürgesi olan bir devlet yok! Dünya Müslümanları uyanmazlar!

Sonra Yunanlıları geri çekeriz! Böylelikle M.Kemal’i kahraman ilan edip cumhurbaşkanlığının yolunu açarız! Bir de onu her yerde dindar bir adam olarak tanıtırsak bundan iyisi Nottingham’da kayısı olur!

Gerisi kolay William!

Veririz Dolmabahçe Sarayı’nı, bir de Savarona yatını aldırırız, biraz rakı, biraz leblebi tam istediğimiz kıvamda bir Türkiye dizayn ettiririz! Sözde kararları bu verir ama, arkasından çevirmediğimiz film kalmaz! Hilafeti de kaldırırız. Saltanatı da yıktırırız. Camileri de sattırırız, tarih arşivlerini de sattırırız, hocaları da astırırız, Musul ve Kerkük’ü de alırız, hilafet ülkesine bira ve eroin fabrikası bile kurarız!

Sonra işimiz bitince bunu da en yakınına öldürtür, her yere heykellerini diker, asil olan tarihlerini de rezil tarih diye yuttururuz. Gelecek nesilleri bize çalışır, haberleri bile olmaz!!

Hatta adını Kemalist koyacağımız keriz nesil var ya, uzun yıllar Yunanlıları tek düşmanları sanır. Bizden haberlerinin olması şöyle dursun, bize platonik bir aşk bile beslerler. Bizim şarkılarımızı dinler, bizim gibi yaşamaya çalışır, bize özenirler!

NNihahaha!! Çak William! Bu plana bayıldım.

Hemen Daily Mail gazetesinin muhabirine haber verin. M.Kemal ile Anadolu’da görüşelim. Önce Samsun’a gitmesine izin veririz. Erzurum Kongresi dolaylarında da kendisiyle görüşürüz!!

Niye gülmeye devam ediyorsun William? Birşey mi geldi aklına?

Sorma ya evet geldi. Bir de tarih kitaplarına Samsun’a giderken pusulası kırık bir gemiyle yola çıktı yazdıralım, şu keriz dediğin nesil var ya! Onlar bizim gemilerimizin arasından nasıl görünmeden geçmiş bunu dahi düşünemez. Hahahahaha!!…”

Evet ben olsam M.Kemal’in İngiliz muhabiri ile İngiliz yetkililere iletmek istediği mesajı böyle değerlendirirdim. Kemalistler kızmasın. Gayrı resmi tarih ile ilgili yüzlerce belge inceleyip, kitap okuyunca değerlendirmeler de böyle oluyor.