Çarşamba , 16 Ekim 2019
Son Haberler
Anasayfa / BURSA / HAYATA DAİR NE VARSA…

HAYATA DAİR NE VARSA…

Sevgili okurlar…

Bugün bir arkadaşım,”neden köşe yazısı yazmıyorsun”dedi.Ben de aldım kalemimi kağıt beyaz,kalem siyah duyguları da düşüncelerle harmanlayınca birbir dökeyim dedim.

Çocukluk-Bencillik-Yetişkinlik-Umursamazlık…

Biz çocukluğumuzda ilişkilerimizi paylaşırdık.Konuşur,sohbet eder akşamın geç saatlerine kadar dışarıda saklambaç,yakan top,voleybol oynardık.Ne bileyim en muzip oyunumuz ise,dokuz taş oynarken eğer sıra bizde ise,çabuk devrilsin diye taşları yamuk yumuk dizerdik üst üste top değdiğinde hemen devrilsin diye.Bir de bakardık akşamın karanlığında bulmuşuz kendimizi…Kiminin annesi,kiminin babası tutardı ellerinden çekiştire çekiştire eve götürmeye çalışırlardı.Biz elimizdekilerle yetinirdik öyle çok imkan sunulmazdı mesela.Şimdiki nesile bakıyorum imkan sunuldukça daha da tatminsizleşiyorlar,bencillik var,umursamazlık var,ne bileyim var da var…Televizyon var,telefon var,bilgisayar var,ayrı odası var.Bırakın bilgisayarı Televizyon bile izleyemezdik sıra da gelmezdi büyüklerimizden zaten.TRT 1 kanalı dışında çocukluğumuzda kanal da yoktu o zamanlar,o da karıncalı çekerdi,haber kanalı büyüklerimiz haber izlerdi.Ayrı odamız mı o hiç olmadı.Bir odada aile fertleri ile aynı odada yatardık.Mutlu muyduk EVET…

Peki şimdi ki gençlik…Evet her şeyleri var ve son derece donanımlılar.Ama bir yerde eksiklik var çünkü gençlerimizin çoğu uyuşturucu batağında…

Artık hepimiz biliyoruz ki 2012’lerde maddeye başlama yaşı 17’lerde iken 2019’lu yıllarda başlama yaşı 12…Beyinlerinin gelişime en açık olduğu yaşlarda onlar kendilerini madde ile zehirliyorlar.Kimi problemlerinden kaçmak için,kimi arkadaş ve ortam baskısından kimi ise hayatı boş vermişlikten başlıyor madde kullanmaya…Bu süre içerisinde kullandığına şahit olduğum biriyle diyalog içerisine girdim.Küçük yaşlarda başladığını ara ara bırakıp tekrar başladığını dile getirdi.”İstesen destek ve yardımla bırakabilirsin” dediğimde,cevaben “çok sıkıntılı olduğumda içiyorum,çok değil kullanırken ki o üç dakika bana her şeyi unutturuyor ve o üç dakikada aldığım o mutluluğu hiç bir zenginlik yaşatamaz bana”diyor.”Peki o kadar zengin olsan kaç kez daha o üç dakikayı yaşayabilirsin ki “diyorum (gözlerinin altındaki morlukları ve hareketlerindeki değişiklikleri anlatarak)…Umursamaz ve bencilce “40 yıl tavuk gibi yaşayacağıma 3 ay horoz gibi yaşarım”diyor.

Eskisinden çok daha kolay elde ediyorlar artık.Çocuk parklarında,okul köşelerinde her gün çocuklarımızı zehirlemek için pusuda bekliyorlar adeta…Geçtiğimiz hafta yine metro durağında beklerken cafede oturdum,konu açıldı…Cafenin arkasında kreş ve önünde çocuk parkı var.Bana” abla her sabah satıcısı-alıcısı dolu diyor ve ekliyor görmen gerek ama bitmezler,bitiremezler hergün çoğalıyorlar”diyor.Olsun her gün çoğalsalar da bir o  kadar için de mücadeleye devam diyorum ben de.

AH GENÇLİK AH…

Yine çok değerli büyüğümün nasihatleri ile devam etmek,neticeye bağlamak istiyorum konuyu…

Anneler-Babalar…Ne olur çocuklarınıza vakit ayırın.Arkadaşlarını eve getirmesine izin vererek arkadaş ortamlarını tanıyın.Her akşam bir saat televizyonu kapatıp,telefonlarınızı da elinizden bırakıp  birlikte sohbet edin,kitap okuyun,yemek masasına birlikte oturun.Her akşam dışarıdan içeri girdiğinde ona sarılın mesela.Çünkü sarıldığınızda dahi kötü alışkanlıkları varsa hemen anlarsınız.Çocuklarınızı dinleyin,sorularını cevaplayın.En önemlisi de onlara kendi duygularınızı ifade edin ve ona her defasında ne kadar çok sevdiğinizi dile getirin.

Bunlar size hiçbir şey kaybettirmez.Tam tersine çok şey kazandırır.Bir sonraki yazımda buluşmak üzere.Sevgi ve muhabbetle kalın…

 

Zinnet ARI