Çarşamba , 11 Aralık 2019
Anasayfa / ASAYİŞ / GÖZÜMÜZ KULAĞIMIZ OLUN,HUZURUNUZ OLALIM…
Zinnet SATILMIŞ

GÖZÜMÜZ KULAĞIMIZ OLUN,HUZURUNUZ OLALIM…

Zinnet SATILMIŞ

Aile -Birey -Bağımlılık…

Sevgili Okurlarım…

Bugün bağımlılıkta mücadele etmede ailenin tutumu,çocuklarının üzerindeki etkisi ve anne-babaların çocukları üzerinde ortak ve kararlı davranışlar sergilemeleri üzerinde ki konulara değinmek istiyorum.

Ebeveyn çocuğunun maddeye başladığını ve de bağımlı olduğunu nasıl anlar?

Maddeye başlama nedenleri…

Bağımlılık tedavisinde psikolojik destek nasıl verilmeli,nasıl ikna edilmeli,tekrar başlamamaları için nasıl bir yol çizilir.?

Yaptığım araştırmalar ve edindiğim gözlemler doğrultusunda elimden geldiğince buraya kalem kalem yazmaya çalışacağım.

Uyuşturucu kullanımı özellikle de son zamanlarımızda topluma zarar veren,tehdit unsurlarından biridir.Kullanımı hızlıca bağımlılığa dönüşmektedir.

Öncelikle insanlar neden madde bağımlısı olur ,onları bu amansız serüvene doğru yola çıkaran nedenler nedir,bundan bahsedelim.

Evet öncelikle çocuğumuzun maddeye başladığını ya da bir bağımlı olduğunu nasıl anlarız.

Çocuğunuzda belirgin davranış değişiklikleri olur.Nasıl mı? Eve girdiğinde odasına çekilme,kendi dünyasında yalnız kalma isteği,odasına çekilip yanına kimseyi istememesi ve hatta kapıyı arkadan kilitlemesi.

Kendine giydiklerine önem vermez.Arkadaşlarından hızla uzaklaşır,konuşmak dahi istemez.Aile fertleri ile konuşmaz,odasına çekilerek yalnız kalmaya çalışır.Anne-babalarının verdiği öğütleri dinlemez.(her şeyi kendilerinin bildiklerini zannederler.)

Temel gıdaları uyuşturucudur.Özgürlüklerine düşkün olurlar.Gece eve geç gelmeler başlar hatta bazen geceleri eve hiç gelmez.

En ufak diyalogda şiddete meyillidirler.En ufak sermayelerini dahi uyuşturucuya yatırım yaparlar.Ailesinden normalde aldıkları paradan daha fazla para isterler.Para bulamadıklarında hırsızlık yapmaktan çekinmezler.Çünkü o anda önemli olan tek şey uyuşturucudan kaynaklı duyulan yoksunluk duygularından kurtulmaktır.Buluşma yerleri ıssız,normal insanların yoğunlukta olmadığı alanlar,boş inşaatlar,tenha yerlerdir.

Evinizde durumlar böyle ise,maalesef artık tam bir bağımlı ile mücadele ediyorsunuz demektir.

Maddeye başlama nedenleri…

Zaman zaman buları her yazımda yazıyorum.İnsanları buna iten tek bir neden yoktur.Şöyle ki ruhsal,çevresel,toplumsal sorunların yanı sıra çökkünlük,kaygı,tasa,kendi beklentilerini karşılayamama,aile sorunları,eğlenmenin başka yollarını arama ve arkadaş ortamları…Bunlar daha da çoğaltılabilir…

Bağımlılık tedavisinde psikolojik destek nasıl verilmeli,nasıl ikna edilmeli,tekrar başlamamaları için nasıl bir yol çizilir.?

Öncelikle şu ön yargıya bir değinmek istiyorum.”Anne-baba ayrı olan çocuklar uyuşturucu bataklığına düşer” yargısı…Evet sevgili okurlarım tam da bu konuyu biraz daha açarak açıklama yapmak istiyorum.

Hayır efendim önce kendimizi bu yanlış kanıdan kurtarmamız gerek.Çünkü yaptığım araştırmalarım ve de gözlemlerim bu düşünceleri çürütüyor.Çünkü sadece ayrı yaşayan ve de yokluk içerisinde kendini boşlukta hisseden çocuklar düşmüyor bu bataklığa…

Zengin iş adamlarından tutun da -ki buna doktor,avukat gibi meslek gurupları da maalesef bu bataklığın içinde yer alan bir yığın insan var.Zengin çocukları kendilerine bu yolu seçerek farklı bir eğlence aramakta.Yokluk içinde olan insanlar da kötü arkadaş kurbanı oluyor.

Maalesef çoğu anne ve babalar çocuklarını yanlış yöntemlerle bilinçsizce konuşarak onları ikna etmek yerine,onları daha fazla bataklığa gitmelerine sebep oluyor.Nasıl mı?Biraz açalım.

-Serseri arkadaşlarına takılacağına git çalış,para kazan…Kendini düzeltmeden eve gelme…(eğer eve gece gitmemişse) dün neredeydin,senden adam olmaz gibi gibi…

Ya da direkt

-Artık içme,Kendini de,bizi de mahvetme,tedavi ol,tedavi olmazsan seninle uğraşamayız yaparsan kendine yaparsın gibi gibi…

Bu iki yaklaşım da tabii ki doğru değil.

Anneler,babalar,ebeveynler… Peki doğru olan yaklaşım tarzı nedir,nasıl olmalıdır…

Anne ve babaların yani ebeveynlerin önce çocuklarına nasıl yaklaşması gerektiğini öğrenmeleri için  psiko-sosyal destek almak adına hizmet veren Gadem‘e giderek destek almalıdır.Bu anlamda Aile meclisi Dernekleri gibi İl Sağlık Müdürlüğü ile ortak çalışan  STK ‘lardan yani Sivil Toplum Kuruluşları’ndan da destek almaları gerekir.Eğer sorun aile bütünlüğünden kaynaklı ise yine (YADEM),Aile kavramının korunması ve bireyler arasında yaşanabilecek sorunların çözümüne katkı sağlamak maksadıyla hayata geçirilen,Aile Danışmanlık ve Eğitim Merkezlerinden mutlaka destek almalı.Eğer Anne-baba önce kendileri eğitim alıp çocuklarına nasıl yaklaşması gerektiğini öğrendikleri an mücadele başlar.

Sonra ki aşamada ise klinik tedavileri…Tedavilere,konferanslara,birlikte gitmeli,çocuklarını anlamalı,kucaklamalı ve de sabırla,azimle kararlı bir şekilde inanarak bu yolda beraber yürümeli.Klinik tedavilerin de maalesef tek başına yeterli olmadığını biliyoruz.Klinik tedavi sonrası kişilere alternatif yaşam olanakları sağlanmalıdır.Sosyal rehabilitasyon merkezleri ve o mekanlarda sunulacak aktiviteler ile yaşama olan bağlılığın arttırılması ile mümkün olacaktır.

GÖZÜMÜZ KULAĞIMIZ OLUN,HUZURUNUZ OLALIM diyor,bir sonraki yazımda buluşmak üzere…Sağlıcakla kalın.İçinizde ki mücadele ruhunuzu kaybetmeyin.