Perşembe , 14 Kasım 2019
Anasayfa / ASAYİŞ / BURSA RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ’NDE NELER OLUYOR…
ZİNNET SATILMIŞ

BURSA RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ’NDE NELER OLUYOR…

ZİNNET SATILMIŞ

Sevgili Okurlarım…

Bugün de sizlere köşe yazımda Bursa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde hastanenin ilginç ve de “bu kadarı da pes artık” dedirtecek bir teorisini kaleme almak istiyorum.

Gittim…Gezdim…Gördüm…

Bursa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastane’sinde birçok vatandaşla ve hasta yakınları ile sohbet edip,dertlerini dinledim.Biz insanlar sokaklarda uyuşturucu kullanan gençleri gördüğümüzde içimiz acıyor.Sokaklara sahip çıkarsak çocuklara ve gençlere de sahip çıkmış oluruz.Sokaktaki annenin feryadı,babanın isyanı  gencecik çocukların yok olan bedenleri bu uyuşturucu belasından nasıl kurtaracağız diye mücadele ederken içler acısı tablolar ve tokat gibi cevaplar çıkıyor karşımıza.

“Biz Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde çocuğumuzu uyuşturucudan kurtulacak diye bir sevinçle hergün,her hafta ziyaretlerini yapıyoruz fakat ne yazık ki hastanedeki doktor,hemşire,hasta bakıcılar ve hatta doktor sekreterlerinin hastalardan çok önce kendilerinin tedavi olması gerekiyor aksi takdirde bizler burada çocuklarımızı kurtaramayız “diyerek içlerini döktüler.

Ben de bu uyuşturucu illeti ile mücadele ederken bu vatandaşların bu soruları kafama takıldı.Bu konuyu hastanede araştırmak üzere bizzat yerinde gördüm ve de hayretler içerisinde kaldım.Bu hastanede görev yapan G.Ş.Doktorun sekreterine doktorla görüşmek istediğimi beyan ettim.Bana sert bir üslupla “G.Ş. hastanede yok,kendisi ile görüşemezsiniz.”diyerek sert üslupla cevap vererek bizi uzaklaştırdı.Odasından çıktık çok değil sevgili okurlarım 5 dakika geçmedi odası da camekan olduğundan yönümüzü bir çevirdik ki Doktor G.Ş.’nin sekreterinin yanında oturduğunu farkettik ve tekrar içeri girdiğimizde biraz da şaşkınlıkla sekretere bakarak ” ee doktor hanım burdaymış neden bize yok dediniz”diye sorunca da ukalaca ve yine sert bir üslupla “ben doktor hanımın dışarı çıktığını sandım da o yüzden size öyle dedim ” cevabını yapıştırdı.Oradan da sekreterin bile psikolojisinin bozulduğunu farkettim.O yüzden diyorum ya Bu hastane bünyesinde bu doktorun ve sekreterinin tedavi görmesi gerek…

Orada yatan psikolojik tedavi gören ve uyuşturucu tedavisi gören çocukların ve de gençlerin erkek hemşirelerin ve diğerleri tarafından kamera olmayan odalarda dövüldüğünü oraya gelen ailelerle konuşup net şekilde öğrenmiş olduk.

Gelelim asıl tüyler ürperten konumuza….

Hastanenin alt tarafındaki büfeye…Bu büfe aynı zamanda günde iki kez hastane içerisine kantin olarak da girmekte…Hastanenin alt bitişiğinde olan ve hastane ile kurmuş olduğu ilginç bir bağ …Ailelerin de iddialarına göre sahte rakı şişeleyip satış yaptıkları ve hatta hastane içerisine de bir şekilde sokulduğu iddiaları bizim de dudaklarımızı adeta uçuklattı…Bunun üzerine o büfede yaptığımız çalışmaları üzerine çektiğimiz bu resim karesi gerçekten de sahte rakı yapıldığını,şişelendiğini gözler önüne serdi.Fakat bunun hastane içerisine sokulduğunun ne kadar doğru ne kadar yalan olduğunu da bilemem.

YAZAN GAZETE—HASTANE BİTİŞİĞİNDEKİ BÜFEDE SAHTE RAKININ AYRI AYRI ŞİŞELERE DOLDURULUP SATIŞA HAZIR HALE GETİRİLMESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SEREN FOTOĞRAF KARESİ…

Ancak içeride tedavi gören hastaların,uygulandığı tedavilerden bir şey anlamadığını,bilakis psikolojilerinin daha fazla bozulduğunun,ailelerinin çocuklarının durumu hakkında bilgi alamadığını alsa bile sert bir üslupla karşılandığını ve hatta hastalara “biz seni çıkarmak istiyoruz fakat ailelerin isteği üzerine buradasınız”diyerek hastaları ailelerine karşı kin,nefret ve düşmanlık besledikleri de maalesef gözler önüne serildi…

ŞİMDİ SİZLERE SORUYORUM…

HASTALARA VERMELERİ GEREKEN PSİKOLOJİK DESTEK BU MU OLMALI…

Bu hastanede doktorların,hasta bakıcılarının (sekreterler de dahil) tedaviye ihtiyacı yok mu????

Düşünün ki bir hastane,hastasıyla ailesi arasında ikilik çıkarıyorsa,erkek hemşire (güvenlik dahil) hastaları kamera olmayan odada hastayı dövebiliyorsa BU İNSANLARA BU HAKKI VE DE YETKİYİ VEREN KİM???

TÜM BUNLARI AÇIKLAYABİLECEK BİR DEVLET KURUMU VAR MI???